3.5 yıl aradan sonra bu film hakkında dönüp bir şeyler yazmak isteyebiliyorum. bu, filmin akılda yer ediciliği hakkında tek başına bir kanıt sunuyor. $9.99 filmi, animasyon filmlerinin içinde, bence en özel tekniği barındırıyor: clay-mation. çamurdan -özde aynı yaradılıştan olduğumuzdan mı? :)- cisim bulan bu karakterler mimikleri, 3 boyutu, gerçeklik duygusunu büyük bir başarıyla aktarıyor. oyunc(ak)uların, belki içimizdeki çocuğu cezbetmesi, uzun metraj kapıldığım bir mıncıklama duygusu bu filmleri benim için daha özel kılıyor. bir diğer başarılı örnek için ayrıca Mary & Max kesinlikle izlenmeli.
konuyu hemen filmin konusuna getirip toparlayayım. aynı apartmanda yaşayan farkı hikayeler görüyoruz. filme bir evsiz ve beyaz-yakanın sokaktaki buluşmasıyla başlıyoruz. bir kahve parası isteyen evsiz, ofis çalışanının zihninde yaşamdan kopuk algılar üretiyor. dile getirdiği talep, üslubu, çalışanı kullanılmış, aldatılmış hissettiriyor. bu, advertoryal, ürün yerleştirme şeklinde bilfiil yaşantımıza sızan çıkarcı şatafat, viral reklamın aldatıcı sahiciliğine maruz kalan bizler için çok tanıdık bir çarpışma. talebi reddedince kendini -söylediği gibi- vuran evsiz de bundan yorulmuş olmalı.
filmin karakterleri giyimi kuşamıyla ve oluşturulan ortam/dekor bütün detaylarıyla doyurucu bir gerçeklik sunuyor. karakterleri kolayca içselleştirmeye ve tanımaya yardım ediyor. bunun dışında, olaylar birbirinden bağlantısız ve bu kopukluk aslında afişte kendini açıklıyor: etgar keret'in kısa öykülerinden oluşturulmuş bir film.
karakter ve hikayeleri; yalnızlık, anlaşılmamak, amaçsızlık gibi şehir yaşantısının ve modernitenin mahkum ettiği depresif ruh hallerini bizlere sıradışı bir üslupla sunuyor. filmdeki tek çocuk karakterin hikayesi de istenç üzerine bir sergüzeşt aktarıyor ve bunca karanlık gerçekliğe karşılık biraz serinlemek iyi geliyor.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
teşekkürler