14 Şubat 2010 Pazar

District 9 (2009)

Film uzaylı fenomeninin sinemalarda alışılmadık bir algısını sunuyor bize. Bilimkurgu ve uzaylı kadrajını hem genişleten, hem insanlaştıran bir film. Uzay filmlerine, filmlerdeki uzaylılara karşı epik, maskülen, tektipleştirici, savaş olguları hakimdi bu filme kadar. Burada uzaylının post-modernist, varlıksal yaklaşımla ele alınışı var.

Varlıksal yaklaşım, uzaylılara karşı insancıl bir tutumu getiriyor. Onlara yaşam hakkı tanınıyor. Teknolojik olarak ileri fakat sosyal olarak ilkel rolleri üstleniyor ötekiler, uzaylılarımız. İnsanlığın tepkileri de çeşni içinde sunulmuş; tedbirli ve korumacı yaklaşan, şiddet yanlıları; asayiş ve geçim sıkıntısıyla isyan eden varoşlar; uzaylıları kobay olarak kullanan ve onları iştahla sömürmek isteyen savaş endüstrisi; insan hakları ve vicdanı temsil eden medeniyetin tatlı yüzü de karşımıza çıkıyor.

Uzaylı, öteki sorununun daha komplike olmasını başrol oyuncusu daha da zorlaştırıyor. Onun aracılığıyla da doğrudan bir iletişimin içine çekiliyoruz. Hatta başrolde İsa göndermeleri olduğunu düşünüyorum. Spoiler olmasın. Buna rağmen bir anti-kahramanımız var.

Bilimkurgunun aktarımı sırasında görsel şölen yaratılmamış, yine burada epikliğin değil sadeliğin tercih edildiğini düşünüyorum. Sadece alıştığımız bir mars dekoru var sanki. Filmde kaydın kaydını görüyoruz. Böylece hikayenin içine daha bir girilebiliyor, gerçekçilik öğesi arttırılıyor. Bu yönüyle de çok farklı. Belgesel, jurnal havası bilimkurguda hiç yaratılmamıştır sanırım.

Kötü olansa, anti-kahraman başrolün sıkacak kadar abartılı kusurluluğu, animasyonların başarısızlığı, uzaylı rollerin o kadar inandırıcı olmayışı, barındırdığı iç çelişki.

Yine de bir seri filmi olacak herhalde ve devamında toparlayabilirlerse kayda değer bir orjinalliği için hakkı verilmeli diye düşünüyorum.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

teşekkürler