sinema beğenimi kökten değiştiren veya keşfetmeme önayak olan bu filmin bendeki yeri eşsiz. Ramin Bahrani kesinlikle bütün filmleri seyir defterine eklenecek bir yönetmen. hikayelerin, kurgunun ve sinema üslubunun bu kadar başarılı, sade, samimi olması mümkün mü?
2007 yılı İFF'sinde, kendisinin katılımıyla yapılan gösterimde izlemiş akabinde yönetmenin söyleşisini dinlemiştim. 'amerikan bağımsız sineması'nın adını sanırım o gün duydum. o günden beri de; gişeden, gösterişten başka/bağımsız bir derdi olan sinemaya ilgi duydum. hikayelerin tutan formüllerle değil; yaratıcılık ve deneyci bir heyecanla üretilip çekildiği bir sinema. velhasıl, o gün bugün ismini unutmuş, fakat filmi sahne sahne hatırlar vaziyette 5 yıl kadar ıstırap çekiyordum. geçenlerde güzel bir sinema blogu vasıtasıyla kavuştum. üzerinden seneler geçtiği için, yakın bir zamanda izleyen peppinotte'ciğimin yorumlarını buraya aktarıyorum. gerçekten, filmin bende bıraktığı duyguları iyi betimleyen bir anlatım olmuş. ayrıca film, 2007 FINDIE, someone to watch ödülünü kazanmıştı.
Rami Bahrani’nin yönettiği 2007 yapımı abd filmi. Filmde ilk göze çarpan, kendi içerisine çeken başroldeki Alejandro Polanco’nun müthiş oyunculuğu, oldu.Film bir oto tamircide yaşayan çocuğun samimi ve iç ısıtan şekilde yansıtılmış hayatını anlatıyor. Alejandro’nun hayatı yeteri kadar dram dolu, ağlak bir hikaye potansiyeline sahip olsa da yönetmen başarılı bir şekilde sıradanlaştırmadan, acı duygusunu uyandırmadan onun başını okşamamızı sağlıyor. Kötü bir patron yok, gayet sıradan, işinin başında insanlar. Hatta hayelleri yıkmak pahasına bile olsa dürüst, yardımcı, abilik yapan komşu patron.Alejandro, oto tamircide kendisine küçücük bir oda edinmiş ve dünyasını burda kuruyor. Yaşadığı çevreye bakınca, apayrı bir dünya. Mısır patlatıp ufacık camından aşağı baktığında gördüğü kesinlikle garaj değil.
Kardeş ilişkisi inanılmaz bir şekilde güçlü ve işte bu olmalı dedirten cinsten. Bunun en etkili şekilde gösterildiği sahne bence; Alejandro’nun ablası Isamar’ı para karşılığı bir adamla birlikte olacakken yakalaması ve koşarak garajdaki odalarına gelirken ( ki bu arada Isamar kaçıp saklanma düşüncesinde ) kepengi birlikte kaldırıp içeri girmeleriydi. Bu nokta yeni hayatlara birlikte açılmalı, ayrı olmamalıyız der gibiydi.Filmin sonunda uçuşan güvercinler ise belki de en güzel sahneyi oluşturuyor. Hayalleri yıkılmış çocuklar, ama yine Alejandro baştan başlarız enerjisini saçma görevini başarıyla yerine getiriyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
teşekkürler