Penny Marshall tarihte 100 milyon dolardan büyük bütçeli bir filmi yöneten ilk kadın yönetmen. yine bunu ikinci defa yapan ilk kadın yönetmen. erkek egemen sinema cemiyetinde kadın yönetmenlerin işlerini merak ederim. tabi yine de bu, maksatlı bir tercih değildi. imdb'nin kıyağı diyelim. Penny Marshall bu filmiyle Robert de Niro'yu Oscar'a taşımış; 2 yıl önce Tom Hanks'i Big (1998) filmiyle taşıdığı gibi...
senaryosunda Olivar Sacks'ın kitabının üzerinde, Steven Zaillan gibi kült bir isim görmekteyiz. schindler's list, ejderha dövmeli kız, hannibal, american gangster vb. bir çok kült ya da başarılı gişe filminde imzası var. gerçekten senaryonun akıcı bir şekilde hikayenin her noktasına temas ettiğini hissediyoruz. dr. sayer (robin williams)'ın, hastaların manevi ve fiziksel koşullarını gösterirken, etraflarında kurulu 'gerçek' veya lowe'un 'uykuda' tabir ettiği dünyayı hissediyoruz.
hikayenin gerçekliği ve çarpıcılığı başarıyla aktarılmış. umut ve hayal kırıklığı arasında duygusal zirveler yaşanıyor. filme dair söylenebilecek en önemli şeyin iki büyük oyunculuk performansı olduğu söylenebilir. Robert de Niro ve Robin Williams da çok iyi iş çıkartmışlar. lowe'un hastane merdivenlerinde küçük bir kız çocuğuyla karşılaştığı sahne gözüme takılan detay sahneydi. robert de niro merdivenleri çıkan kız çocuğundan daha gerçekçi bir kız çocuğu gibi iniyordu.
lowe'un uyanıştan sonra var olmakla ilgili deneyimleri filmde en vurucu kısmı oluşturuyor. sokağa tek başına çıkma isteği, gideceği yöne karar vermek var oluşu özetliyor. dokunuşların, ailenin ve sıcaklığın olmadığı yabancı ve ürkerek koşturarak sürdürdüğümüz hayatta, katatonik bir hastadan daha çok uykuda olduğumuzu bağırıyor. tansiyon ölçtürmeyi reddedip hemşireyi peşinden koşturan sahne ve lucy'nin sahneleri de çok etkileyici. bu bahiste Alice Drummond'un da de Niro'yu yakaladığını söylemek mümkün.
empati kurulması imkansız 30 yıllık uykunun yaşattığı his, çok insani ve sade bir üslupla aktarılmış. hatıralarından kopmuş uyanmış hastaların belki uyku sersemliğiyle tabir edilebilecek haleti ruhiyesini görüyoruz. daha önce hiç 22 yaşından büyük olmayan biri yüzünü fark ettiğinde ihtiyacı olanın hatıralarındakiler olduğunu keşfetmesi, insana dair olanı gösteriyor.
Dream Theatre'ın Octavarium albümünün 2. kısmı Medicate parçası da bu filmin konusunu paylaşıyor. film kadar başarılı bir çalışma olmuş.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
teşekkürler