2 Nisan 2018 Pazartesi

Yenibir İş Kom

5 yıllık birlikteliğin ardından iş değiştirdim. Konfor alanı denen bir şey var, öyle bir atalet yüklüyor ki yenilikten korkar hale getiriyor insanı. İyi bir işim vardı, oldukça kaliteli çalışma arkadaşları üstelik. Haftaiçleri mesai bitiminde kendimizi sahildeki pub'a atar, orada terlemiş arjantinlerde biralarımızı içerdik. Hatta öyle ki, şehrin en makul fiyatına içebiliyorduk. Pubı işleten adamı televizyondan gözüm ısırıyordu. Hiç sormadım, herkes soruyormuş. Televizyondan tanıdığımız kişi olmadığını söylüyormuş, az tanınan ve hiç tanınmak istemeyen biri olsa gerek.

Oysa ben çok tanınan olmamıştım. Bir yerde 5 yıl kalırsanız bir şekilde tanınıyorsunuz tabi. Tanınmayı önemserim. Yeni bir yere gitmek mesela, bu nedenle de çok makul gelmiyordu. Kimseyi tanımıyordum, kimse beni tanımıyordu. Hem 5 yıl önce işe girdiğimde tüm arkadaşlarımdan 2 kat fazla maaşa anlaşmıştım. Güzel İK politikaları, mobingle mücadele ve tam bir amerikan kültürü hakimdi.

Bu arkadaşlarla çok sık görüşmüyorduk ama son görüşmemizde işlerin 5 yıl öncekinden farklı olduğunu da duymuştum. Hala oldukça rekabetçi bir maaşım vardı, askerden döndüğümde %50 maaş zammı ve terfi de almıştım. Buna rağmen çalıştığım yerde performansım ve benimle kurulan iletişime karşın daha hızlı ve çok ödüllendirilen pozisyonlar da olunca biraz motivasyon kırıcı olabiliyor.

Askerden döndüğümde çokça çatışma atlatmış ve sarsılmıştım. Askerlik anılarımı da bir ara burada yayımlarım. Biraz masalsı üslupla yazdığım birkaç mektup. İlk yıl askerden döndüğüm için anlayış istediğimde üzerimdeki iş yükünü biraz azaltmışlardı örneğin. Yöneticilerim benim sözüme çok güvenir, beni memnun etmeye de çalışırlardı. Yine de artık kariyerimde biraz daha ilerlemek istiyordum ve burada olduğumdan fazlası olamayacağımı hissettim.

Arkadaşlarımın %80'i kendi sektörlerindeydi. 4 büyüklerle şansım hiç yaver gitmedi, kariyer yolum kesişmedi: GE, Siemens, Schneider, ABB başvurularıma yanıt bile vermedi. Bu arkadaşlar iş çevrelerinde birbirlerinin yaptığı işlerden haberdar, Türkiye'de ve bölgede alınan her türlü önemli ihalenin içinde olan ve bir gün kurumlarında kritik pozisyonlara yükselme fırsatları olan arkadaşlardı. Bazıları yükseldi, müdür oldu filan... SMM olan, teknokentte bir start-upa katılan, kendi start-up'ını kuranlar da oldu. Hepimiz bir yol tutturduk gidiyorduk. Gidemeyeceğim düşüncesi beni endişelendirdi. Kariyer yolumun açık olduğu bir şirkette çalışmak istiyordum.

Çook uzun uzadıya yazılır. Okumayı ve detayları sevenler için yazdım biraz da. Şimdi hap şeklinde doğruları söylemek gerekirse:

1- Şirketler değil pozisyonlar değerlidir.
2- Pozisyonların da şirketlerin stratejisine göre değerleri fark eder.
3- Bu yüzden size uygun ve şirket için de değerli bir pozisyonu aramak lazım.
4- İşi işteyken aramalı, pazarlık gücünüz oluyor.
5- İş değiştirmek kompanzasyon anlamında alacağınız terfilerden çoğu zaman daha ödüllendirici, aldığınız riskin bir karşılığı olmalı.
6- 10 Bin Euro'nuz olacağına bin mutlu müşteriniz olsun. Network önemlidir ve bilinirliğiniz açısından size iş değişikliği de bir şeyler katabilir.
7- Hays, Michael Page, EY gibi İK şirketlerinin ücret raporlarını okumakta fayda var. Piyasayı tanımak için tanıdık ağınızı destekleyici bir veri sunacaktır.
8- Mülakat egzersizleri yapın. En iyi antrenman maçtır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

teşekkürler